Göktürkçe Sözlük

12 Haziran 2010 - Cumartesi | 11:25  

alk-: bitirmek, tamamlamak, bitmek, tükenmek, sona ermek
altun: altın
ança: öyle, öylece, şöyle, şöylece, böyle, böylece, o kadar, çok, bedava, karşılıksız
ançula-: takdim etmek, arzetmek, sunmak
apa: ecdat, büyük baba
artuk: fazla, ziyade, artık
aşsız: yemeksiz, aç
balık: şehir, çamur, balçık, bataklık
bark: ev, mezar, türbe, abide
bay: zengin
baz: yabancı, tâbi
bediz: resim, heykel, nakış, şekil, süs
bedizçi: ressam, nakkaş
bengü: ebedî, daimî, sonsuz
bilig: bilgi, fikir, düşünce, zekâ
birle: ile
biti-: yazmak
bitig: yazı, yazma, kitabe, kitap
bodun: budun, ulus, millet, kavim
bulung: taraf, yan
bunça: bunca, bu kadar, böyle
bung: keder, sıkıntı, dert, zahmet, eziyet, minnet
çıgany: yoksul, fakir
eçi: amca, ağabey
edgü: iyi
erinç: olacak, olmalı, tabiî, elbette, -dır / -dir
ertür-: erdirmek, yaptırmak
ıduk: mukaddes, kutlu, mübarek
ıgar: ağır, değerli, önemli, hürmetli
ırak: uzak
igit-: beslemek, bakmak, yetiştirmek, büyütmek, ilgilenmek
illig: illi, vatanlı, ülkeli, devletli
ilsire-: ilsizleşmek, devletsizleşmek, ilini kaybetmek, esaret altına girmek
ini: küçük kardeş
kagan: hakan, hükümdar, kağan
kaganlıg: bağımsız, müstakil, kağanı olan
kagansırat-: kağansızlaştırmak, esaret altına almak
kang: baba, peder
kapıġ: kapı
kazgan-: kazanmak, toplamak, biriktirmek, zapdetmek, ele geçirmek, fethetmek
kedimliġ: giyimli, giyim kuşamı olan, zırhlı
kelür-: getirmek
kergek bol-: yok olmak, ölmek, vefat etmek
kılın-: yaratılmak, yapılmak, meydana gelmek
Kırkız: Kırgız
kisre: sonra, ondan sonra
kony: koyun
kop: çok, hep, pek, tamamen
kögmen: Kögmen Dağı, ormanı, Sayan Dağı
köngül: gönül, kalp, yürek, iç, fikir, düşünce, akıl, anlayış, arzu, ülkü
kurıgaru: batı, batıya doğru
kut: devlet, ikbal, saadet, baht, talih
kutay: ipek, ipekli
kü: ses, ün, şan, şöhret, san
küntüz: gündüz
men: ben
neng: nesne, şey, mal, eşya; h,ç, asla
olur-: oturmak, tahta oturmak, kağan olmak
ot: ateş
ög: anne, üvey anne
ögüz: ırmak, nehir, deniz
ökün-: pişman olmak, eseflenmek, hayıflanmak, kendine gelmek, üzülmek
ölgeli: ölümlü
ötün-: arz etmek, rica etmek, dilek dilemek
sakın-: düşünmek, düşünceye dalmak, endişelenmek, düşünüp taşınmak, yas tutmak
sıgıt: ağlama, feryat figan etmek, sızlamak, matem
sökür-: diz çöktürmek, dize getirmek
sub: su, nehir
süçig: tatlı, lezzetli
süle-: ordu sevk etmek, akın düzenlemek, sefere çıkmak
süngük: kemik
süngüş-: süngüleşmek, mızraklaşmak, çarpışmak, savaşmak, harp etmek
şad: Türk devletinin batı kısmının başkanı, yabgu
Şantung: Şantung Ovası
Tabgaç: Çin, Çinli
teg: gibi
Tengri: Gök, Tanrı, ilâh, Allah, Gök Tanrısı
tigin: Kağan’ın oğullarına verilen unvan, prens
tirgür-: yaşatmak, diriltmek, canlandırmak
tiyin: diye, diyerek
tiz: diz
tokı-: vurmak, dövmek, çarpmak, dokumak, sokmak, batırmak, tokmaklamak, yontmak
tonsuz: elbisesiz, çıplak
torug: doru, doru rengi
törü: töre, kanun, nizam, örf ve adet, görenek, düzen, devlet nizamı
tün: gece
uça bar-: vefat etmek, ölmek, kergek bolmak
udı-: uyumak
Umay: bir Tanrıça adı
üçün: için, dolayı, yüzünden
üküş: çok, fazla
ülüg: kısmet, pay, nasip, şans
yabız: yavuz, fena, kötü, perişan
yablak: kötü, fena, perişan
yadaġ: yaya
yagı: düşman
yarlıka-: buyurmak, lûtfetmek, bağışlamak, esirgemek, korumak
yaşıl: yeşil
yeltür-: koşturmak
yış: orman, ormanlık dağ
yig: iyi
yoġ: natem, yas, ölü yemeği, cenaze töreni
yügürt-: koşturmak, akıtmak


Bu konuya 13 yorum yapılmış.


Yorum Sayfası: « 2 [1] Hepsini göster!

  1. Istemihan

    15 Kasım 2012 - Perşembe | 04:46

    Göktürkce Okullarda ögretilmelidir!

  2. Tfrn

    23 Temmuz 2012 - Pazartesi | 15:31

    Kenani adlı arkadaşım, sözcüklerin hangi kitabede, hangi yüzde, hangi satırda geçtiğini merak ediyorsan, Talat Tekin hocanın ‘Orhon Yazıtları’ adlı kitabının sonundaki sözlükte bulabilirsin. Ayrıca A. B. Ercilasun`un Türk Dili Tarihi adlı eserine sözcüklerin anlamlarına göre tasnifinide bulabilirsin. A. Von. Gabain’in Eski Türkçenin Grameri ve Talat Tekin’in Orhon Türkçesi Grameri adlı eserlerinde daha geniş bilgiye ulaşabilirsin.

  3. kenani

    3 Temmuz 2012 - Salı | 12:54

    Benzerine az rastlanır bir site yapmışsınız, kutlarım. Hadi! Hiç kimsenin yapmadığı şeyi de yapın; lütfen! Bengü taşlarında (yaklaşık 620 adet) geçen sözcükleri hangi yazıtta geçtiğine dair kaynak göstererek derleyip sitenizde yayınlarsanız bu sadece Türkiye’de değil Dünyada bir ilk olur. Böylesine bir derlemenin sitenize yakışacağına eminim.

  4. Mert

    16 Nisan 2012 - Pazartesi | 23:02

    …Tengiz, güzel bir açıklama olmuş, mantığına sağlık…;)…

  5. Tengiz

    2 Nisan 2012 - Pazartesi | 20:31

    Gözüme sıkça çarpan ve yanlış olduğunu düşündüğüm şey ”Tanrıça” sözcüğü.
    İlk olarak; Türklerin çok tanrılı bir dini yoktu. Bu nedenle bir tanrılar ve tanrıçalar dizisinin olması da olanaksızdır. İkinci olarak ”Tanrıça” daki dişileştirme anlamı taşıyan ”ça” eki Sırpçadan dilimize yeni geçmiş bir sözcüktür ve uydurmadır. (örn: Krali-çe) Türk dilinde böyle bir dişileştirme eki yoktur.
    Her şey bir yana Türk yazıtlarında ”Tanrılar’, ”Tanrıçalar” diye bir sözcük te geçmez. Tek bir Tanrı vardır o da ”Tengri” adıyla geçer. Umay ve benzeri varlıkların alabileceği tek ad bunların birer ”kutsal ruh” olduğudur. Tanrı değillerdir, buna karşın saygı duyulan kutlu varlıklardır. İslam dinindeki melekler nasıl birer Tanrı değilse ve hepsinin birer görevi varsa, bu Eski Türk ruhları da Tanrı değillerdir, buna karşın kutsallardır. Bir takım Uygur metinlerinde ”yol Tanrı’ gibi sözcükler de geçer. Burada sözü edilen şey ise ”Gök Tengri” gibi büyük bir varlık değil, o yoldan geçenlere görünen bir kutsal ruhtur. Eski Türk inancında ayrıca ruhçuluk baskın olduğundan bir takım ulu varlıklara ruh verilerek ”Tanrı sıfatı” koyulmuş buna karşın hiç birisi ”Kök Tengri” nin birliğini bozmamıştır, bir addan öteye gitmemiştir.

    Bu düzeltmeye göre;
    Umay: Eski Türk inancında çocukları ve onların annelerini koruduğuna inanılan ”kutsal ruh”… (ya da kutsal kadın ruh)

  6. Süleyman Altaner

    7 Ağustos 2011 - Pazar | 01:10

    Daha hacimli bir sözlük olsaydı çok güzel olurdu.

  7. Halil

    28 Şubat 2011 - Pazartesi | 00:03

    Daha kapsamlı bir sözlük vede ilk önce bizim kullandıpımız bugünkü kelimeler sonra eski türkcelerı olursa daha ıyı bulabılırız aramadıgımız kelımenın karsılıgını. Tesekkulrer.

  8. Ata Turkcu Atsizci Ekrem Yilmaz

    14 Şubat 2011 - Pazartesi | 08:43

    Gercekten zaman, ozune donme zamanidir. Sagolun kandaslar!

  9. ertan cavdar

    23 Aralık 2010 - Perşembe | 15:29

    Teşekkürler her yerde bunu arıyordum ellerinize sağlık.

  10. Şafak

    16 Ekim 2010 - Cumartesi | 19:16

    Ellerinize sağlık.


  11. Yorum Sayfası: « 2 [1] Hepsini göster!

Yorum yap!